engelsiz::konuşankitaplık.org
Tweetle
ANI YAŞAMAK



YORUM YAP
Anı yaşamak içinde yaşanılan zamanı en iyi şekilde değerlendirmektir. Çünkü her an değerlidir. Zaman ve zamanın değeri hakkında Einstein izafiyet teorisinde şunu söyler. Kız arkadaşınızın yanında geçirdiğiniz 5 dakika ile kızgın sobanın üstünde geçirdiğiniz 5 dakika aynı mıdır? Değil ise zaman izafidir. Anı yaşamak bazen günü birlik yaşamak ile karıştırılır. Ama özünde ikisi çok farklı kavramlar. Günü birlik yaşamak geleceği hiç düşünmeden, sadece bu anı geçirmeye çalışmaktır. Ama anı yaşamak, içinde bulunulan zamanı en iyi şeklide değerlendirmek demektir. Çünkü dün geride kaldı, yarının geleceği meçhuldür. Yarın diye bir şey yoktur. Yarın dediğimiz şey anların toplanmasından oluşur. Yarın neler yaşayacağımız daha çok bugün neler yaptığımızla ilişkilidir. Bugün yaptıklarınız yarın geleceğiniz üzerinde etkili olacaktır. Durup bir hayatımıza baktığımızda şu anki içinde bulunduğumuz durum, genellikle geçmişte yaptığımız, ya da yapmamız gerekirken yapmadığımız işlerin sonucudur. Çok iyi bir okulda okumuyorsanız, sınava çok iyi hazırlanmamışsınızdır. iyi derecede yabancı dil bilmiyorsanız, dil öğrenmek için yeterince zaman harcamamışsınızdır. İşiniz sizi tatmin etmiyorsa, daha iyi bir işe sahip olmanız gerektiğini düşünüyorsanız, iyi bir iş için gereken donanıma sahip değilsinizdir ya da bazı fırsatları iyi değerlendirmemiş, gerekli girişimleri yapmamışsınızdır.
Bunların dışında sizin dışınızdaki etkenlerden kaynaklanan başarısızlıklarda vardır. Sınav sırasında rahatsızlanmak, hasta olmak, kaza geçirmek gibi. Ama genele baktığımızda bunları daha çok istisnai durumlar olarak niteleyebiliriz. Bugünden daha iyi durumda olmak için bugün dünden daha iyi İşler yapmanız gerekir. İşin sırrı budur. Geleceği belirleyen içinde bulunduğumuz anlar ise gelecekteki yaşantımızı bugün yaptıklarımız büyük oranda etkileyecektir.
Bugün ne yaparsak iyisiyle kötüsüyle, yarın karşımıza o çıkacak.
Bu açıdan bakınca anı yaşamak, onu iyi değerlendirmek çok önemli...
Yarın yaşlanıp bir köşeye çekilince kendimizi derin bir muhasebe içinde bulacağız. Düşünmek için bol vaktimiz olacak. Yaşı ilerlemiş, belli bir yaş düzeyini aşmış insanlarla yaptığım sohbetlerde şunu fark ediyorum: Geçmişte yaptıkları hatalarından, yanlışlarından çok yapamadıkları işler için üzülüyorlar. Kimisi keşke ailemle daha fazla vakit geçirseydim, kimi daha fazla gezseydim. Kimi insanları kırmasaydım, bu kadar hırslı olmasaydım diyor. Ama bu yakınmalar bir şey değiştirmiyor. Anı yaşamak sadece çalışmak demek de değildir. Ailenizle dostlarınızla iyi vakit geçirmek, hayattan keyif almaktır. Sevdiklerinize sıkı sıkı sarılıp o anın keyfini sürmektir. Özetle anı yaşamak içinde bulunduğumuz zamanı en iyi şekilde değerlendirmektir. Çünkü yarını fazlasıyla düşününce, bugünü, yapmamız gerekenleri unutuyoruz. Sonuç olarak da ne bugünü yaşabiliyoruz, ne yarını... Platon'un dediği gibi "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor, hiç yaşamamış gibi ölüyoruz."


Anı yaşamak içinde yaşanılan zamanı en iyi şekilde değer-lendirmektir. Çünkü her an değerlidir. Zaman ve zamanın değeri hakkında Einstein izafiyet teorisinde şunu söyler. Kız arkadaşınızın yanında geçirdiğiniz 5 dakika ile kızgın sobanın üstünde geçirdiğiniz 5 dakika aynı mıdır? Değil ise zaman izafidir. Anı yaşamak bazen günü birlik yaşamak ile karıştırılır. Ama özünde ikisi çok farklı kavramlar. Günü birlik yaşamak geleceği hiç düşünmeden, sadece bu anı geçirmeye çalışmaktır. Ama anı yaşamak, içinde bulunulan zamanı en iyi şeklide değerlendirmek demektir. Çünkü dün geride kaldı, yarının geleceği meçhuldür. Yarın diye bir şey yoktur. Yarın dediğimiz şey anların toplanmasından oluşur. Yarın neler yaşayacağımız daha çok bugün neler yaptığımızla ilişkilidir. Bugün yaptıklarınız yarın geleceğiniz üzerinde etkili olacaktır. Durup bir hayatımıza baktığımızda şu anki içinde bulunduğumuz durum, genellikle geçmişte yaptığımız, ya da yapmamız gerekirken yapmadığımız işlerin sonucudur. Çok iyi bir okulda okumuyorsanız, sınava çok iyi hazırlanmamışsınızdır. iyi derecede yabancı dil bilmiyorsanız, dil öğrenmek için yeterince zaman harcamamışsınızdır. İşiniz sizi tatmin etmiyorsa, daha iyi bir işe sahip olmanız gerektiğini düşünüyorsanız, iyi bir iş için gereken donanıma sahip değilsinizdir ya da bazı fırsatları iyi değerlendirmemiş, gerekli girişimleri yapmamışsınızdır.
Bunların dışında sizin dışınızdaki etkenlerden kaynaklanan başarısızlıklarda vardır. Sınav sırasında rahatsızlanmak, hasta olmak, kaza geçirmek gibi. Ama genele baktığımızda bunları daha çok istisnai durumlar olarak niteleyebiliriz. Bugünden daha iyi durumda olmak için bugün dünden daha iyi İşler yapmanız gerekir. İşin sırrı budur. Geleceği belirleyen içinde bulunduğumuz anlar ise gelecekteki yaşantımızı bugün yaptıklarımız büyük oranda etkileyecektir.
Bugün ne yaparsak iyisiyle kötüsüyle, yarın karşımıza o çıkacak.
Bu açıdan bakınca anı yaşamak, onu iyi değerlendirmek çok önemli...
Yarın yaşlanıp bir köşeye çekilince kendimizi derin bir mu-hasebe içinde bulacağız. Düşünmek için bol vaktimiz olacak. Yaşı ilerlemiş, belli bir yaş düzeyini aşmış insanlarla yaptığım sohbetlerde şunu fark ediyorum: Geçmişte yaptıkları hataların-dan, yanlışlarından çok yapamadıkları işler için üzülüyorlar. Ki-misi keşke ailemle daha fazla vakit geçirseydim, kimi daha fazla gezseydim. Kimi insanları kırmasaydım, bu kadar hırslı olma¬saydım diyor. Ama bu yakınmalar bir şey değiştirmiyor. Anı ya¬şamak sadece çalışmak demek de değildir. Ailenizle dostları¬nızla iyi vakit geçirmek, hayattan keyif almaktır. Sevdiklerinize sıkı sıkı sarılıp o anın keyfini sürmektir. Özetle anı yaşamak içinde bulunduğumuz zamanı en iyi şekilde değerlendirmektir. Çünkü yarını fazlasıyla düşününce, bugünü, yapmamız gere¬kenleri unutuyoruz. Sonuç olarak da ne bugünü yaşabiliyoruz, ne yarını... Platon'un dediği gibi "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor, hiç yaşamamış gibi ölüyoruz."

yönetim