engelsiz::konuşankitaplık.org
Tweetle
Duyarsızlık



YORUM YAP
Bir zamanlar, halkın çok sevdiği bir padişah varmış. Bu padişah herkese iyi davranır, zayıf ve yoksulları kimseye ezdirmez, halkının üzerine ağır vergiler yüklemezmiş. Başka ülkelerden borç almadığı gibi, onlara bir çok ürün satarmış.
Halkı arasındaki birlik ve beraberlik o kadar güçlüymiiş ki, hiç bir düşman ülke bu kralın ülkesine yan gözle bakamazmış.
Fakat zenginleştikçe, ülkesindeki insanlara bir şeyler olmaya başlamış. Kendisinden başka kimseyi düşünmeyenlerin sayısı gittikçe artıyormuş. Kimse kimsenin hasta siy la ilgilenmiyor, komşular birbirlerleriyle konuşmuyormuş. Birisi yolda düşüp ölse, değil doktor çağırmak, dönüp de yüzünüze bakan olmuyormuş. Vurdum duymazlık ve neme lazımcılık almış yürümüş. Ülkenin geleceği büyük bir tehlike altındaynuş.
Aslında bu bir zenginlik hastalığıymış. Padişah, halkının düştüğü duruma çok üzüliiyormuş. Dostluğun, dayanışmanın, sevginin ve kardeşliğin yok olduğu ülkelerde, çöküşün de hızlı olduğunu biliyormuş çünkü.Ama çok düşünemsine rağmen bir çare bulamıyomuş. Padişah bir gün halkını sınamak istemiş. İdaresindeki insanların, zannettiği kadar duyarsız olup olmadığını anlamak istiyormuş. Bir ferman çıkarıp; "Ey halkım!" demiş. "Sarayımın bahçesindeki biiyük havuzun sütle doldurulmasını istiyorum. Bu gece herkes, bir kova süt getirip biiyük havuza dökecek.
Biriken sütlerle peynir yapılıp, yoksullara dağıtılacaktır”
O gece herkes şöyle düşünmüş; "Bir kova siitün eksikliği, kocaman havuzda farkedilmez bile. En iyisi yatıp uyumak. Nasıl olsa başkalarının götürdüğü sütle havuz dolar.”Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte havuza giden padişah, gördüklerine inanamamış. Çünkü havuza bir kova bile süt döken olmamış.Padişah anlamış ki, ülkesindeki insanlar gerçekten duyarsız.
Söyler misiniz, padişah bu durumda ne yapmalı?

yönetim