engelsiz::konuşankitaplık.org
Tweetle
SORUMLULUK



YORUM YAP
Vaktiyle her türlü maddi imkana sahip olmasına rağmen can sıkıntısından, hayatın yaşanmaya değmez olduğundan yakınan bir prens vardı. Kardeşleri, arkadaşları gezer, ava gider, eğlenirken o odasına kapanır, sürekli düşünürdü. Oğlunun bu haline hükümdar babası çok üzülüyordu. Bir gün hükümdar, ülkesinin en bilge kişisini sarayına çağırtıp ona oğlunun durumunu anlattı ve buna bir çözüm bulmasını istedi. Bunun için bilgeye bir hafta mühlet verdi. Bir hafta içinde bir formül bulmazsa bunun hayatına mal olabileceğini de hatırlattı.
Yaşlı bilge üç beş gün düşünüp taşındı aklına hiçbir çözüm yolu gelmedi. Bu nedenle canını kurtarmak için ülkeyi terk etmeye karar verdi.Üzgün, dalgın bir şekilde ülkeyi terk ederken, bir köyün yakınında koyunlarını, keçilerini otlatan küçük yaşta bir çobanla bir süre ahbaplık etti. Bundan cesaret alan küçük çoban yaşlı dostuna 'Amca şu hayvanlarıma biraz göz kulak oluver de, ben de şu görünen köyden yemeklik alıp geleyim, bugün yemeklik almayı unutmuşum.' dedi. Bilge de zevkle kabul etti. Bilge, kafası karşılaştığı olaylarla meşgul bir halde hayvanlara göz kulak olurken,bir keçi yavrusu kenarında oynamakta olduğu uçurumdan yuvarlanıverdi. Aşağı inip onu kurtarmadıkça kendi kendine kurtulması da mümkün değildi. Bilge küçük çobana verdiği sözü doğru dürüst tutabilmek için kuzuyu kendisi kurtarmaya karar verdi.Bu amaçla uçurumun dibine indi. Önce kuzuyu sırtına bağladı, sonra tırmanmaya başladı. Birkaç tırmanma denemesi başarısızlıkla sonuçlandı. Ama bilge yılmadı. Uğraştı, didindi, zorlandı ama sonunda kuzuyu yukarı çıkarmayı başardı. Küçük dostuna verdiği sözü tutabilmek, bunun için de kuzuyu uçurumdan çıkarmak bir süre kafasını öyle meşgul etti ki, kendini bu işe o kadar verdi ki başından geçmekte olan olayı, canını kurtarabilmek için ülkeyi terketmekte oluşunu unuttu. fakat bu durum onun kafasından bir şimşek çakmasına sebep oldu. Şöyle Düşündü: ' Bir kimse ciddi olarak bir işle meşgul olur, bir girişimde bulunup onu başarı ile sonuçlandırmak arzusu benliğini tam olarak kaplarsa o kimse için can sıkıntısı, eften püften olayları kafasına takmak diye birşey söz konusu olmaz.' Bu gerçek herkes, dolayısıyla hükümdarın oğlu için de geçerlidir. Bilge artık kaçma fikrinden vazgeçip hemen geri döndü.Ve hükümdarın huzuruna çıkarak şu çözümü sundu: 'Hükümdarım eğer oğlunuzu can sıkıntısından kurtulmasını, hayata bağlanmasını istiyorsanız ona bir sorumluluk yükleyin, zamanı kaplayacağı bir meşguliyet verin. Can sıkıntısını, yaşamaktan şikayet etmenin ana sebepleri başıboşluktur. Oğlunuza yükleyeceğiniz sorumluluk ne derecede ciddi, sonucu ne derece ağır olursa, kendini o ölçüde can sıkıntısından kurtaracak, yaşam mücadele ve azmi o derece artacaktır.'
yönetim